Havza Haber Ajansı’nın aktardığına göre Kum İlim Havzası Talebe ve Âlimleri Temsilciler Meclisi’nde düzenlenen, dayatılan Ramazan Savaşı’nın onurlu gazilerinden Hüseyin Muhammedî’yi onurlandırma ve takdir töreninde konuşan Hüccetü’l-İslâm ve’l-Müslimîn Seyyid Celâl Rezevîmehr, şehitlerin ve fedakârların yüce makamını andıktan sonra, sekiz yıllık dayatılmış savaş ile Ramazan Savaşı ve Direniş Ekseni’nin bugün sürdürdüğü mücadele arasındaki farklı yönleri ele aldı.
Sekiz yıllık Mukaddes Savunma döneminde bizzat cephelerde bulunduğunu belirten Hüccetü’l-İslâm Rezevîmehr şöyle dedi: “Bizim o dönemdeki düşmanımız Baas Partisi idi. Elbette küresel istikbar gizlice, nifak akımı da İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı mücadele için sahaya çıkmıştı. Ancak bugün düşman bütün pervasızlığıyla ve açık bir şekilde saf tutmuştur. Uluslararası Siyonizm ve Yahudiler tüm güçleriyle sahadadır. Bugün Direniş Ekseni, Ehl-i Beyt’in ve Hz. Muhammed’in (s.a.a.) hanedanının temsilcisidir.”
Kum İlim Havzası öğretim üyelerinden olan Hüccetü’l-İslâm Rezevîmehr, Hüseyin Muhammedî’ye hitaben şunları söyledi: “Allah sizi seçmiştir. Şüphesiz sizin ve hak yolundaki tüm mücahitler için yapılan ilk dua, Şehit İmam’ın duasıdır. Çünkü onun bütün varlığı metanet, fazilet ve direnişle yoğrulmuştu.”
Kum İlim Havzası Talebe Temsilcileri Meclisi Başkanı, şehitlerin ve gazilerin kanlarının etkisine değinerek şöyle konuştu: “Bu kanlar ve direnişler sayesinde değerlerimizin karşısında boy göstermeye çalışan düşman, mübarek ‘İmam Seyyit Müçtebâ Hamaney’ adı karşısında yenilgiye uğradı. Bugün İslam İnkılabı Rehberi ve İslam ümmeti sizin gibi onurlu gazilerle iftihar etmektedir.”
Hüccetü’l-İslâm Rezevîmehr konuşmasının devamında, hak cephesinin batıla karşı verdiği mücadelede cihat ve direniş ruhunun her geçen gün güçlendiğini belirterek şunları ifade etti:
“Dayatılmış Ramazan Savaşı şehitlerinin intikam ve mücadele ruhu her gün daha da güçlenmektedir. Bu ilahî mektep ilerledikçe daha dinamik ve daha kapsamlı hâle gelmektedir. Bütün İran halkı onurlu gazileriyle gurur duymaktadır ve aziz gazi Hüseyin Muhammedî bugün milletin iftihar vesilesidir.”
Hüccetü’l-İslâm Rezevîmehr ayrıca şöyle dedi: “Halk, Şehit İmam’ın intikamını almak için sokaklarda ve meydanlarda varlık göstermelidir.”
Konuşmasının sonunda 2000’li yıllarda doğmuş genç gazi Hüseyin Muhammedî’ye hitap ederek şu ifadeleri kullandı: “Allah’a hamdediyoruz ki sizin yanınızda bulunma başarısını elde ettik. Tekerlekli sandalyenizi öpmeyi kendimiz için büyük bir şeref kabul ediyoruz. Allah sizi korudu ki şehitlerin mesajını dünyanın dört bir yanına ulaştırasınız.”

Direniş Cephesinin Evlatları Tüm Varlıklarıyla Mücadele Ediyor
Gazi Hüseyin Muhammedî de törende yaptığı konuşmada, cephedeki mücadele günlerine dair hatıralarını anlatarak şöyle dedi: “Bu meydanın evlatları tüm varlıklarıyla mücadele ediyorlar. Allah’a şükrediyorum ki gazilik şerefine eriştim. Gazilik benim için büyük bir onurdur. Şehitler ise her zaman bizim amellerimizin koruyucuları ve gözetleyicileridir.”
Mücahitlik Sadece Savaş Meydanıyla Sınırlı Değildir
Programın devamında Hüseyin Muhammedî’nin eşi, “mücahitlik” kavramının geniş anlamına değinerek şunları söyledi: “Asıl görevi şehitler ve savaşçılar yerine getirdiler. Ancak mücahitlik yalnızca silahlı kuvvetlerde görev yapanlarla sınırlı değildir. Bir mücahit, evladını dinî ve İslami öğretiler doğrultusunda yetiştiren bir anne olabilir. Bir mücahit, gelecek neslin eğitim ve terbiyesi için çalışan bir öğretmen olabilir. Bir mücahit, ilahî ve kutsal düzenin yücelmesi için çaba gösteren bir hemşire, doktor veya başka bir meslek sahibi de olabilir.”
Toplantının sonunda katılımcılar tebyin cihadının sürdürülmesinin, şehit ve gazi ailelerine gereken saygının gösterilmesinin ve Direniş Ekseni’ne kapsamlı desteğin devam ettirilmesinin önemini vurguladılar.








yorumunuz